DOLAR

31,0365$% 0.09

EURO

33,8157% 0.66

GRAM ALTIN

2.027,29%0,46

ÇEYREK ALTIN

3.447,00%-0,76

TAM ALTIN

13.745,00%-0,03

BİST100

9.375,41%0,68

BİTCOİN

1608863฿%0.83155

a

Ateş Böcekleri Nasıl Işık Üretirler?

Yaz mevsiminde olduğumuzu bize gösteren bazı simgeler bulunur. Ateş böcekleri de bu simgeler arasında yer alır. Ateş böcekleri yaz gecelerinde çıkardığı seslerden dolayı cırcır böceği olarak da isimlendirilir.

Ancak ateş böceklerinin tek kabiliyetleri ses çıkarmak değildir. Hatta çok dikkat çekici başka bir kabiliyetleri daha bulunur. Bu, ışık çekebilme özelliğidir.

Ateş böceklerinin sahip olmuş oldukları fiziksel yapısı, onların ışık çıkarabilmesine imkan sağlar. Böylece özellikle gece olduğunda kolaylıkla dikkat çekebilen ve bir sinyal oluşturabilirler.

Evet, ateş böcekleri ışık yayma özelliklerini bir sinyal olarak da kullanabiliyor. Peki bu sinyal neden çıkarılıyor? Ateş böcekleri çıkarmış oldukları ışıkla birlikte etraflarına ne anlatmak istiyor? Hayvanlar ve böcekler yanıp sönen bir ışıktan anlamlar çıkarabilir mi?

Gelin hep birlikte biraz ışıklarla oynayalım.

Ateş Böceklerinin Işıkları Ne İşe Yarar?

Ateşböcekleri saçmış olduğu ışıklarla birlikte etraflarına mesaj verirler. Bu böcekler daha çok kısa aralıklarla yanıp sönen ışıklar saçıyorlar. Saçmış oldukları bu ışıklar, temelde iki hedef için kullanılıyor.

Bu hedeflerin başında üreme geliyor. Üreme, tüm canlıların ortak özelliklerinden bir tanesi. Üreme sayesinde canlılar soylarını devam ettirebilme ve evrimsel olarak gelişebilme fırsatı yakalıyor. Bundan dolayı canlılarda, üremenin başarılı şekilde gerçekleşebilmesi için çeşitli sistemler geliştirilmiş durumda.

Ateş böceklerinin yanıp sönen ışıkları dişi ile erkeğin buluşmasını sağlıyor. Bu işaret sistemi sayesinde farklı cinsiyetteki böcekler birbirini rahatlıkla bulabiliyor. Ateş böcekleri ışıkları ile birlikte diğer böceklerden kolaylıkla ayrılır. Böylelikle ateş böcekleri birbirini kolaylıkla bulabilir.

Bu ışığın bir diğer işlevi

Ateş böceklerinin saçtığı ışığın hızı ve sıklığı değiştirilerek farklı işlemler için de kullanılır. Bunların başında ateş böceğinin acı bir tada sahip olması gelir.

Doğada pek çok canlı türü böceklerle beslenir. Ateş böcekleri çoğu zaman av olma riski barındırır. Özellikle kurbağalar, ateş böceklerini yemeye bayılırlar.

Ateş böceklerinin ışık özelliği, diğer canlılara acı bir tada sahip olduklarını ifade eder. Bu durum, diğer canlıların ateş böceğini yemekten uzaklaşmasına sebebiyet verebilir. Ancak işler her zaman böyle olmaz.

Ateş böceklerinin bu sinyallerine aldırmayan kurbağalar ateş böceklerini yiyebilir. Hatta bazen kurbağalar o kadar çok ateş böceği yer ki, kurbağaların gövdesinden ışık çıktığını görebilirsiniz.

Ateş Böceği Işığı Nasıl Meydana Çıkar?

En merak uyandırıcı konulardan biri de ateş böceğinin nasıl ışık üretebildiğidir. Bir canlı kendi vücudunda nasıl ışık üretebilir? Bu özelliğe bizler de sahip olsaydık çok güzel olmaz mıydı?

Ateş böcekleri ışıklarını karınlarına yakın bir bölgede üretir. Bu ışığa latern adı verilir. Latern kimyasal tepkimeler sonucunda ortaya çıkan bir ışıktır.

Ateş böcekleri ışık üretebilmek için vücutlarında gerekli maddeleri üretir. Bunun sonucunda bazı kimyasal tepkimeler meydana gelir. Böylelikle oldukça verimli olan ışıklarını üretirler.

Ateş böceklerinin karın bölgelerinde fotosel hücreler bulunur. Bu hücreler, luciferin adı verilen bir madde içerir. Böylelikle ışık üretimi için ihtiyaç duyulan maddelere ulaşılmış olunur.

Ateş böcekleri, lusiferaz enzimi ile tepkimeye giren ATP ve oksijen aracılığıyla ışıklarını üretir. Burada aslında ortaya enerji çıkar. Ancak bu enerjinin neredeyse tamamı ışık şeklinde ortaya çıkar.

Bu ışık, soğuk ışık olarak isimlendirilir. Çünkü kimyasal tepkimelerin gerçekleşmesi sırasında ortaya oldukça az miktarda ısı ortaya çıkar. Bundan dolayı ateş böceklerinin bedeni yanmaz.

Bu ışığın soğuk ışık olarak isimlendirilmesinin bir diğer sebebi de ateş böceklerinin üretmiş olduğu ışığın sıcaklık veya ateşle bir ilgisinin olmamasıdır.

Işığın Ortaya Çıkma Yolları

Ortaya ışık çıkarmanın çeşitli yöntemleri bulunur. Ancak burada kimyasal tepkimelerden bahsediyorsak karşımıza iki tip seçenek çıkıyor. Ortaya çıkan ışık, hangi tepkimenin meydana geleceğine göre farklılık gösterebilir.

İlk kimyasal tepkime türünde, tepkime sonucunda ortaya çıkan enerji büyük miktarda ısı enerjisine dönüşür. Bu ısının bir kısmı ışığa dönüşür. Böylelikle ışık saçmak mümkün hale gelir.

Güneş ışığı ile mum ışığı bunlara örnek olarak gösterilebilir. Bu tepkimelerde aslında ön planda bulunan şey ısı üretmektir. Işık daha çok bir yan ürün konumunda bulunur.

Ancak ikinci tip kimyasal tepkime ise ışık üretmek için çok daha verimlidir. Bu tip kimyasal tepkimelerde ortaya neredeyse hiç ısı çıkmadan ışık üretilir. Ancak bu tepkimeye hiç de sık rastlanmaz.

Aydınlatma Teknolojilerinin Çok Ötesinde

Ateş böceklerinin ışık verimliliğinin oldukça yüksek olduğunu söylemiştik. Onların becerileri o kadar üst düzeydedir ki, günümüzün aydınlatma teknolojileri bu başarıya ulaşmaya çalışır.

Günümüzün aydınlatma teknolojileri, az önce ilk kimyasal tepkime örneğinde bahsettiğimiz gibi ortaya ısı çıkararak ışık üretirler. Bundan dolayı ortaya ışık çıkarmak söz konusu olduğunda hiç de verimli sayılamayacak düzeydedirler.

Günümüzdeki normal bir ampul, kullandığı elektrik enerjisinin yaklaşık olarak %3 ila %4’ünü ışığa çevirir. Kalan enerji ise ısıya dönüşerek etrafa yayılır.

Ateş böcekleri ise kullandıkları enerjinin yüzde yüzünü ışığı çevirirler. Bu sayede çok daha az enerji harcayarak daha fazla ışık üretebilirler.

Günümüz aydınlatma teknolojilerinin ateş böceği verimliliğine ulaşması, dünya ekonomisini ciddi anlamda rahatlatabilirdi. Aydınlatmaları her yerde kullandığımız hayatımızda, tasarruf ettiğimiz enerjiyi çok daha başarılı şekilde kullanabilirdik.

Lüsiferin Kullanma Alanları

Gelin biraz da ateş böceklerinin ışık üretebilmesini sağlayan lüsiferin maddesini inceleyelim. Bu madde aslında oldukça enteresan bir madde.

Lüsiferin maddesini bazı tıbbi tahlillerde aktif olarak kullanıyoruz. Buradaki kullanımı daha çok yardımcı madde olarak konumlanıyor.

Doktorlar bizden kan veya idrar tahlilleri ister. İşte bu tahlillerin gerçekleştirilmesi sırasında lüsiferin maddesinden yararlanılır. Bu madde, idrar ve kan örneklerinden bakteri bulunup bulunmadığını ya da ne kadar bakteri bulunduğunu bizlere gösterir.

Bu tahliller yapılırken ortama lüsiferin eklendiği zaman ortaya ışık çıkar. Bu ışığın yoğunluğundan hareketle ortamda bulunan bakteri durumunu saptayabilmek mümkün hale gelir.

NASA’nın da kullanabileceği düşünülüyor

Lüsiferin maddesi gözle görebileceğimizin ötesini bizlere gösterebilme kabiliyetine sahip. Bundan dolayı bazı bilim insanları lüsiferin maddesinin NASA’da da kullanabileceğini düşünüyor.

NASA, ATP ile lüsiferin tepkisini aynı mantıkla kullanarak bazı gözlemler gerçekleştirebilir. Bu gözlemler sonucunda başka gezegenlerde yaşam olup olmadığı hakkında bilgiler elde edilebilir. Çünkü bu tepkime sonucunda canlı yaşamını saptayabilmek mümkün hale gelebiliyor. Bu sadece bir çeşit teori olsa da bazı bilim insanları bu deneyin başarılı olabileceğini düşünüyor.

Başka Hangi Canlılar Işık Üretebilir?

Ateş böcekleri gövdelerinde üretebildikleri ışıkla birlikte oldukça dikkat çekiyor ve merağımızı uyandırıyor. Bu beceriye oldukça az sayıda canlının sahip olduğunu biliyoruz. Peki diğer hangi canlılar gövdelerinden ışık saçabilir?

Bazı balıklar da ışık saçma özelliğine sahip. Bunların arasında mürekkep ve fener balıkları bulunuyor. Bunların yanında mercanlar, bazı ahtapotlar, deniz anaları ve mantarlar da ışık saçan canlı türleri arasında bulunuyor. Yani aslında ışık saçan canlılar daha çok denizin altında yaşıyor.

Doğa milyonlarca yıllık bilgisini bizlere çeşitli alanlarda göstererek kendisini kanıtlıyor. Bu bilgi ve yaratıcılıktan büyülenmemek imkansız. İnsanın zekasıyla ortaya koyabildiği en gelişmiş teknolojiler dahi doğanın kabiliyetlerine erişemiyor. Sadece ateş böceklerinden hareketle bile aydınlatma teknolojileri gibi günümüzde sıkça kullandığımız teknolojilerin gelişebilme kapasitelerinin farkına varıyoruz. Buraya diğer teknolojileri de kattığımız zaman gelecekte ne kadar gelişebileceğimizin hayali bizi oldukça ümitlendirir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

HIZLI YORUM YAP